Üzüm, incir, pamuk, tütün at arabalarıyla taşınıyordu limana... Hemen hepsi yanları açık arabalardı; dökem yükler için pek azı da "kasa" lı...
Bütün öykü Ali Paşa Şadırvanı'nda başlıyor. Salepçioğlu Hanı'nın önünde bitiyordu.
Ve bütün bunlar olurken, Dünya "Global Lojistik" kavramıyla henüz tanışmamıştı.
Dedeyi "farklılığı" ve arabasını anlatana "kasalı" lakabı, 1934'te ailenin soyadı olarak benimsendi. Kasalı ailesi, hala bu öykünün içinde yaşamaktadır. |